27/05/2017

KİRLİ VE KALLEŞÇE SAVAŞ YÜRÜTEN KİMDİR?

Bu zihniyet ve siyaset anlayışı sadece siyasetçileri değil, basını, aydınları ve yazarları da büyük çoğunlukla kendine benzetmiştir.

 

 

 

 

Cuma RONAHİ


Kürt düşmanlığı ve Kürtleri kültürel soykırıma uğratma temelinde şekillenen ve dizayn edilen Türkiye siyaseti büyük bir yozlaşma içindedir. Kürtleri zorla egemenlik altında tutma zihniyeti ve politikası Türkiye'de siyasal kurum ve siyasetçileri bir ucube haline getirmiştir. Özel savaşa göre şekillenmiş bu siyasetçi grubuna dünyanın hiçbir yerinde rastlamak mümkün değildir.

Bu siyasetçi tayfasının hiçbir ilkesi, ahlakı ve değeri yoktur. Tek ilkeleri, Kürtleri kültürel soykırıma uğratmak ve egemenlik altında tutmaktır. Zaten bu ilkeye uymayan her siyasetçi haindir. Böyleleri aforoz edilir; doğduğuna pişman ettirilir. Nitekim HDP’ye uygulanan bu olmaktadır.

Bu zihniyet ve siyaset anlayışı sadece siyasetçileri değil, basını, aydınları ve yazarları da büyük çoğunlukla kendine benzetmiştir. Ya da bu gazaba uğramamak ve aforoz edilmemek için kişiliksiz hale gelmektedirler. Cizre’de halk üzerinde görülmedik bir terör estirilirken; bebekler, çocuklar katledilirken, keskin nişancılarla hareket eden her şeye ateş açılırken, hiçbir savaşta görülmedik biçimde yaralıların ve hastaların hastaneye gidişi engellenirken, bir şehir kuşatma altında tutularak hem öldürülürken hem de çocuklar dahil aç ve susuz bırakılarak teslim alınmak istenirken sessiz kalınmaktadır. Cizre’de uygulananlar Filistin’de uygulanmış mıdır? Sadece Cizre’deki politikası nedeniyle AKP ve Tayyip Erdoğan mahkum edilerek kamuoyuna ve sokağa çıkamaz hale getirilmeleri gerekirken, hala PKK'nin terör ve şiddetinden söz edip AKP'nin bu uygulamaları sürdürmesine zemin olmaktadırlar. Kuşkusuz bu duruma karşı çıkan vicdanlı ve demokrat yazarlar ve aydınlar da vardır. Ancak bunların sayısı azdır. Birçoğu hükümetin gazabını üzerine çekmemek için hem nalına, hem mıhına vurmaktadırlar.

AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Tayyip binlerce PKK’liyi öldürdüklerini söylediklerinde hiçbir tepki vermeyenler, AKP'nin polisiyle her yerde sivil öldürmesine tepki göstermeyenler, gerillanın misilleme eylemleri karşısında hemen ağır suçlamalar ve hakaretlerde bulunmaktadırlar. İşte Kürt sorununun çözümünü ve Türkiye'nin demokratikleşmesini engelleyen bu eyyamcı ve oportünist tutumlardır.

AKP'nin bu kadar sivil öldürmesi karşısında “savaş ahlakına uyun, sivilleri öldürmeyin” diyemiyorlar. İsrail’in Filistinlilere yapmadığını siz yapıyorsunuz diyerek hükümete tutum almıyorlar. Türk savaş uçakları Kandil’deki Zergelê köyünde 8 sivili katlettiğinde bile hükümetin açıklamalarına inanılmış ya da neden sivil öldürüyorsunuz denilememiştir. PKK'ye saldıranlar ilk önce AKP'nin keskin nişancılarla ya da zırhlı araçlarda rastgele ateş açarak sivilleri öldüren, cenazelerin bile defnedilmesine fırsat vermeyen politikalarına net ve açık tutum koysunlar. Erdoğan ve AKP’ye binlerce PKK’liyi öldürerek ne elde edeceklerini sorsunlar; sonradan PKK'ye bir şeyler söylesinler. PKK on defa tek taraflı ateşkes ilan etmiş ya da çatışmasızlık yapmış; ancak AKP tek bir defa ne ateşkes kurallarına uymuş, ne de kalıcı çözüm için adım atmıştır. Sadece özel savaşına ve psikolojik savaşına zemin yapacak bazı kırıntılarla bu sorundan kurtulacağını sanmıştır. Ya da bu temelde yürüteceği özel ve psikolojik savaşla PKK'yi tasfiye edeceğini sanmıştır.

Türk devletinin öldürmeye hakkı vardır; Türk devleti öldürür, yaralar, zindana atar; halkı, çocukları aç-susuz bırakır, ama Kürt Özgürlük Hareketi buna cevap veremez! Böyle bir mantık olmaz. Bu savaş 35 yıldır sürmektedir. Bu savaşı ortaya çıkaran siyasal nedenler vardır. Kuşkusuz bu savaşın bir barışı olmalıdır. Ancak Kürt halkının kırk yıldır ağır bedeller ödediği bu savaş Kürtlerin teslim olmasıyla bitsin demek barış istemek değildir. Siyasal çözümle sonuçlanan bir barış olmalıdır. Bunu en fazla Kürt Özgürlük Hareketi istemektedir. Ancak Türk devleti “ben güçlüyüm, bu nedenle gelin teslim olun” demekten başka bir şey bilmemektedir. İşte son savaş da bu temelde AKP tarafından başlatılmıştır. Tayyip Erdoğan “ne Dolmabahçe Mutabakatı, ne Kürt sorunu, ne tarafı; gelip teslim olacaksınız” demiştir. 5 Nisan’da da Önder Apo’ya tecrit uygulayarak bu savaşı başlatmıştır. Ne Tayyip Erdoğan ne de Davutoğlu demagoji yapsın; gerçek ayan beyan ortadır. Dolmabahçe Mutabakatını kimin yok saydığını, çözüm için çabaların yürütüldüğü İmralı’ya tecridi kimin uyguladığını aklı başında olan herkes bilmektedir.

Her gün en büyük kalleşlik olan keşif uçakları ve savaş uçakları dağı taşı bombalarken, elindeki en ağır silahlarla sadece gerillaya değil, sivil halka da saldırırken bu kalleşlik olmuyor, ama gerillanın bunlara yönelik yaptığı misilleme eylemi kalleşlik oluyor! Kalleşlik, savaşta kirli yöntemlere başvurmak ve sivilleri katletmektir. En başta da dengeli olmayan silahlarla savaşmaktır. Bu açıdan tarihin en kirli savaşı Türk devleti tarafından Kürt halkına ve Kürt Özgürlük Hareketi'ne yönelik yürütülmektedir.

Ahmet Arif, Kürtler için “teke tek kavgada hiç yenilmediler” demektedir. Türk devleti ve onun yalakaları istiyorsa gerillalar ve askerler eşit imkanlarla, eşit koşullarda bir savaş yürütsünler. Böylece kalleşçe değil de yiğitçe bir savaş olur. Ama ne var ki Türk devleti ne kirli ne de kalleşçe yürüttüğü savaşı bırakır. Kürtlere karşı yürütülen 35 yıllık savaş bu gerçeği bin defa gözler önüne sermiştir.  

Tarih nedir?

Bu bakımdan tarih bilimini sadece kronolojik bilgiler olarak değil, tersine, o bilgilerin yaşam ve mücadelede anlam ifade edecek, ön aydınlatacak, yol gösterecek şekilde işlenmesi, yorumlanması, muhakemeden geçirilmesi...

PKK PAZARLIĞI VE DEMOKRATİK ÇÖZÜM

Hatta söz konusu pazarlık “Teröre karşı mücadele” adıyla yapılmaktadır ki, bazıları bunu çok doğal olarak görebilir. Ancak gerçeklerin böyle olmadığını, “Terörizm” denenin özgür Kürtlük olduğunu ve Kürt özgürlüğünün yok edilmesi..

Birleşik Devrimin Öncüsü Olarak KBDH

KBDH için, yaşanan her sorundan kendini sorumlu görme, çözüm gücü olma, sürekli çözüm üretme ve mücadele geliştirme esas ilke olmaktadır.

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]