20/11/2017

Kartaca Kartalı Hannibal’in Trajedisi

Ender de olsa tarihte yenildiği halde muzaffer olan komutanlar vardır ve bunların başında da Hannibal gelmektedir. Savaş komutanlığının stratejik ve taktik yeteneği açısından tüm ...

 

 

 

Şiyar Amed

Ender de olsa tarihte yenildiği halde muzaffer olan komutanlar vardır ve bunların başında da Hannibal gelmektedir. Savaş komutanlığının stratejik ve taktik yeteneği açısından tüm savaş tarihçilerinin hakkını verdiği bir kişiliktir Hannibal.

Adı, memleketi Kartaca ile özdeşleşmiş olan Hannibal’in savaşları şehir savaşlarını aşan kapsamda olsa da geliştirdikleri taktikler ve ittifak beklentileri açısından savaş tarihinde çok önemli bir örnek teşkil etmektedir.

MÖ. 814 yılında Tunus yarımadasında kurulmuş olan Kartaca’nın anlamı Yeni Şehir demektir. Bu yeni şehrin özelliği Akdeniz ticaretinde Yunan ve Roma İmparatorluğuna kafa tutacak kadar güçlenmesidir.

Kartaca kentinin belli bir bölümü deniz sayesinde doğal bir korunağa sahip olduğu halde denize bakan bölümü dâhil 37 km. uzunluğunda bir sur ile çepeçevre kuşatılmıştır.

Kartaca ordusunun önemli bir kısmı deniz gücünden oluşuyordu. Kara ordularında ise, ilk dönemlerde antik dünyanın genelindeki hafif düzen ve teçhizatları esas alırken çeşitli savaş deneyimlerinden sonra bir kale gibi kütlesel hareket eden “Falanks Düzeni”ni geliştirmişlerdir. Falanks Latince tıp dilinde “parmak kemikleri” anlamına gelmekte olup askerlerin savaş meydanında mızraklarla aldıkları düzen de buna benzemektedir: omuz omuza yan yana dizilirler, arkaya doğru en az dört sıra oluştururlar, kalkanlarını birbirlerine kilitlerler, öndeki askerlerin üzerinden mızraklarını uzatırlar. Bu şekilde hücuma geçtiklerinde düşman saflarını kolayca dağıtırlar ve o andan itibaren mızrakları bırakıp kılıçlarla hamlelerini sürdürürler. Ordudaki diğer yenilikleri ise savaş arabaları yerine Persler’den öğrendikleri filleri kullanmaktır.

Kartaca ile Roma arasındaki savaşlar MÖ. 265’te başlayan ve üç aşamadan oluşan Pön Savaşları olarak adlandırılmıştır. Kartaca General Hamikar Barca ve oğulları Hannibal ve Hasdrubal Barca öncülüğünde bu savaşlara girişmiştir. Hannibal özellikle 2. Pön savaşı sırasında savaş yetenekleriyle öne çıkmıştır.

Hannibal’in ordusunda yüz bin asker ve 37 fil bulunuyor. Roma üzerine yürürken dağlarla ve Roma güçleriyle karşılaşınca tarihe geçen ünlü “ya yeni bir yol bulacağız, ya yeni bir yol yapacağız” sözünü söylemiştir. Ağır ordusuyla Pireneler ve özellikle de Alp dağlarını geçmiş olması, kayıplarına rağmen büyük bir başarıdır. Ardından Roma ordusuyla karşılaşmaları olmuş ve Roma’ya doğru başarıyla ilerlemeye devam etmiştir. Fakat Roma’lılar Hannibal’e karşı bu aşamada yeni bir strateji uygulayıp onu yavaşlatmıştır.

Bu yeni stratejinin mimarı Roma’nın görevlendirdiği Fabius Maksimus’tur. Günümüzde de “Fabian Stratejisi” olarak bilinen konsept vur-kaç taktiğine dayalı yıpratma veya oyalama savaşı olarak bilinir. Fakat yıpratma-oyalama savaşı uzun süreli bir savaş olduğundan Roma yönetiminin işine gelmemiş ve Roma senatosu Maksimus’un görev süresini uzatmayıp yerine başka konsülleri seçmişlerdir.

Maksimus’un taktikleri karşısında Hannibal ise Roma’yı kuşatmaktan vazgeçip Roma denetimindeki şehirleri isyana kışkırtmış ve sınırlı da olsa bazı güçleri kendi tarafına çekmeyi başarmıştır. Maksimus’tan sonraki Roma ordularını ise kuşatmaya alıp “hilal düzeni” denilen bir taktikle tümden imha etmiştir. Bu zafer üzerine Roma egemenliğindeki halkların kendisini destekleyeceğini uman Hannibal bu siyasi ve askeri beklentisine maalesef yanıt bulamamıştır. Çünkü bu halklar Roma’nın kazanması durumunda kendi durumlarının riske gireceğini hesaplayıp Roma tarafında kalmaya devam etmişlerdir.

Roma tekrardan bir ordu toplamış ve Hannibal’in üzerine saldırtmışken kardeşi Hasdrubal onun yardımına yetişmeye çalışır. Fakat Hannibal’e yetişmeden yolda öldürülür. Hannibal İtalya’nın Güneyindeki dağlara çekilir. Scipio komutasındaki Roma ordusu ise bu fırsattan yararlanıp Afrika’ya çıkarma yapar. Kartaca Hannibal’i yardıma çağırır, o da ülkesine döner ama Zama savaşında yenilgi alır.

Yenilgi ve Roma baskısı ardından Kartaca onu konsül görevinden uzaklaştırır. Selevkosların hâkim olduğu bugünkü Suriye topraklarına geçer. Orada güç toplamaya çalışırken Roma peşini bırakmaz, teslim almak için Selevkoslara baskı uygular, o günün Suriyelileri Hannibal’i teslim etmez ama çıkacak bir savaşa dayanacak güçleri de olmadığından Hannibal orayı terk edip Ermenistan’a ve oradan da Yunan kültürüyle şekillenmiş Trak asıllıların olduğu Bitinya’ya geçer. Ne varki Bitinya’lıların kendisine ihanet ederek Romalılara teslim edeceğini anlayınca zehir içerek kendi hayatına son vermiştir.

Hannibal’i yenilgiye uğratan Komutan Scipio onu o zamana dek yaşamış en büyük general olarak kabul etmiş, kendisini üçüncü sıraya yerleştirmiş, ikinci sırada “Pirus Zaferi” deyimine kaynaklık eden Epirli Pyrrhus’u yerleştirmiştir. Hannibal ise İskender’i ilk sıraya, Pirus’u ikinci sıraya, kendisini ise üçüncü sıraya yerleştirmiştir. Askeri tarihçi Theodore Ayrault Dodge Hannibal’i “askeri stratejinin babası” olarak tarif etmiştir. Çünkü “Roma bile onun taktikleriyle ona karşı başarı elde etmiştir.”

 

Kürt Beylik Hareketleri ve İşbirlikçilik

Kürdistan’daki bölünüp parçalanma, inkâr ve imha diye tanımladığımız sistem dayatması, kültürel ...

Kültür-Sanata Kurulan Tuzaklar ve Apocu Estetik

: Yaşamın farkındalıklarından oluşan bilinç, Apocu estetiğin mayasında vardır. Özgür yaşam bilinciyle yoğrulmamış bir estetik anlayışın yaratıcılığı ...

Sanatçı Üçüncü Doğadır

Kürt Halk Önderliği “erkekler KEMAL PİR, kadınlar BERİTAN gibi olacak” diyerek esas alınacak ölçüyü ve farkı ortaya ...

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]